İsmail Mercimek Yazdı…:”EŞİKALTI’NDAN NOTLAR”

14.08.2017

105 Kişi Okumuş

0 Yorum

İsmail Mercimek Yazdı…:”EŞİKALTI’NDAN NOTLAR”

Başlığı okuyunca aklınıza;
Dostoyevski’nin ilk yapıtlarından, hani şu küçük bir memurun, hani şu yer altı adamının geçirdiği tekdüze yaşamının anlatıldığı, yanında hissedemediği para-ün-şöhret sarmalındaki arkadaşlarına inat, bilime sanata, kitaba düşkünlüğünden ötürü mutlak yalnızlığı tercih eden adamın anlatıldığı, hani öfke ve sessizliğin manifestosu denilen Yeraltından Notlar isimli kitap gelmişse, başardım demektir. Merhaba size… Okumamışsanız ve aklınıza gelmemişse bile başardım demektir yine merhaba…
Yeraltından çıkarak eşikaltı’nda sohbete başlayabiliriz şimdi.
Eşikaltı; subliminal demekmiş, ben de yeni öğrendim. Bilişim ve iletişimin egemen olduğu dünyamızda maruz kaldığımız ve dahi kuşatıldığımız, dibine kadar yalnızlaştırıldığımız bu günlerde, adını sıkça duyduğumuz subliminal mesajları var ya,30 saniye gibi kısa sürede beyin kıvrımlarımızın arasına yerleştirilen mesajlarla beyin dalgalarımızın düzleştirilerek inekleştirildiğimiz bilinçaltı mesajlarını konuşabiliriz.
Manipülatif haber ve subliminal mesajları ayırmayalım, zira algı oluşturma ve algı yaratma hedefleri ortaktır.
Yazarken yorulduğum gibi sizler de okurken yorulduğunuzu hissediyorum. Kızmayın ve yarıda bırakmayın lütfen, bundan sonrası hayli eğlenceli.
Bu yazıyı Cuma Namazından sonra yazıyorum.
Bu cümleyi okuyunca yazı falan değil, sadece “Hoca namaza gitmiş” diye düşündünüz değil mi? Hatta kimileriniz “Ya bu adam namaz kılıyormuş” diye de düşünmüştür.
Geçen gün, kasabamız ekonomisine, istihdamına katkısı tartışılmaz, Mehmet Ham’a ait fabrikanın bahçesinde güzel dostlarla oturduk ve geç saatlere kadar yedik, içtik, türküler söyledik, deyişler okuduk desem? Kuşkusuz bazılarınız türkü,deyiş,içki gibi sözcüklere odaklanacak.Bazılarınız da istihdama..
Bilinçaltımızın azizliği bu veya cahilliğimizin savunmasızlığı diyebiliriz buna.
Öyleyse, bugün izlediğimiz bazı haberleri paylaşayım ama sizler neler düşündüğünüzü paylaşmayın.
“Başbakanımız Cuma namazı çıkışında gündemi değerlendiriyor, hemen bağlanıyoruz” Haber Turk
“Cumhurbaşkanımız Cuma Namazı sonrası, açıklamalarda bulunuyor” CNN TÜRK.
“Geyik sesi çıkarma yarışması” TRT3
Sabahleyin yüzümü yıkarken sesini duyuyorum sadece, kadın spiker gazeteleri okuyor “Villayı domuzlar istila etmiş”
“Okul bahçesinde bulunan Atatürk büstünü yerinden söktüler, zanlı yakalandı.”
Yıllardır neler neler izledik haberlerde .. Avrupa ve Amerika’dan “Piyano çalan köpek” “Hava alanında uçuşan etek” “Sandviç yeme yarışmaları” “Peynir yuvarlamalar” “Kahkaha yarışmaları” “Öpüşme yarışmaları” …
Asya, Afrika haberlerine gelince “Cehennem topları” “Diktatörlerin yıkılışları” “Kafa kesenler” “Sefalet ve açlık” “Şiddet” …
İçinde yaşadığımız kıtaya, coğrafyaya yabancılaştırılıyoruz, küstürülüyoruz yıllardır.
Veee !!?
Dünya atletizm şampiyonasında 200 metrede altın madalya.
Sen cansın Ramil Guliyev, gururumuzsun.!
Yarışı kazanmandan çok daha önemliydi iki bayrağımızla attığın şeref turu… Aziz Yıldırım ağlarken ne düşündüyse bizler de ve hatta bütün dünya aynı şeyi düşünmüştür. Yüreğine, ayaklarına, beynine sağlık diyorum.
Subliminal mesajın yahut algı yaratmanın kralını verdin dünyaya… “İki devlet, tek millet”
Saygıyla kalın.

Yorum Yap
İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: