DEMOKRASİ OYUNU MU BU?

16.11.2017

102 Kişi Okumuş

0 Yorum

DEMOKRASİ OYUNU MU BU?

Siyaset, insanla ve insanlar için yapılır. Siyasette de etik kurallar vardır. Hak, hukuk, adalet, eşitlik, emeğin en yüce değer olması gibi. Halka demokrasi içinde hizmet böyle olur. Bunları göz ardı ederseniz, demokrasi olmaz, keyfi idare olur. Siyaseti rant için yapanlar eşe, dosta, arkadaşa koltuk paylaşımı olarak görenler, halkın vicdanında yer alamazlar. Unutulmasın ki; piyonlar ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, hiçbir zaman şah olamazlar. Görevleri bittiği zaman, kutularına konmak üzere ortadan kaldırılırlar.

Siyasi partiler, önce kendi içlerinde demokrasiyi uygulayacaklar ki, ülkede demokrasi gelişsin, insan hak ve özgürlükleri konusunda yol alalım. Demokrasi bir kurallar bütünüdür. Kurallara önce kuralları koyanlar uymalıdır. Demokrasinin en temel bir diğer kuralı da halkın kendi yöneticilerini özgür iradesiyle kendisinin seçmesidir. Peki, öyle mi oluyor? Tüm siyasi partilerde bu konuda son söz sahibi genel merkezdir, genel başkandır. Cumhurbaşkanını, milletvekillerini, belediye başkanlarını, diğer meclis üyelerini aday yapanlar, onlardır. Böyle olunca halk bunun neresindedir? Yalnızca oy vererek seçme, onaylama kısmındadır.

Bu sistemin birinci sakıncası; halkla, yöneticiler arasındaki aşılmaz uzaklıktır. Yukarıdan atananlar bir kez daha atanmak için halka değil, onu oraya getiren iradeye yaranmak isteyecektir. Genel merkezde gücünü, göreve getirdiklerinden alacaktır. Böylece “al gülüm, ver gülüm” politikası geçerli olacaktır. İkinci konu “sizi biz getirdik, biz görevden aldık.” Diyebilirler mi? Kuşkusuz, “derler.” Seçilen yöneticiler, artık halkı değil, yukarısını gözlerler. Çünkü bir daha seçilmek her şeyin önündedir. O da liderden geçer.

Zordur, bizde demokrat olmak, zordur. Lider, eline geçirdiği yetkiyi sonuna kadar kullanır. Hiç kimse artık onu, o istemediği takdirde oradan indiremez. Demokrasiyi tabana yaymak, katılımcılığı sağlamak, önseçim yapmak, yetkilerinin bir kısmından vazgeçmek liderin aklından dahi geçmez. Tek seçicidir. Tüm adayları  o seçer, MYK üyelerini de, başdanışmanlarını da. Boşuna mıdır, adayların liderle fotoğraf çektirmeleri, karşılama kuyruğuna girmeleri?

Siyasi partilerin ilkeleri, hedefleri, amaçları olmalıdır. O idealler etrafında birleşenler oluşturur siyasi partilerin üyelerini. Bir davaya inanmaları gerekir. Azınlıkta olsa partileri onlar ayakta tutar. Gömlek değiştirir gibi parti değiştirmezler. Hele muhalefet partisi üyesi olmak, kolay mıdır?

Siyasi partilerde birliği sağlamak, genel başkandan başlayarak en küçük belde başkanına kadar görev alan parti yöneticilerinin işidir. Bu görevi yaparken adaleti, eşitliği öncelikli olarak düşünmelidirler. Partide adaleti ve eşitliği sağlamak için de her yerde önseçim, kongrelerde de demokratik olan “çarşaf liste” yöntemlerinin uygulanması gerekir. Üye, eğer partide çalışarak yükseleceğini, emeğe ve liyakata önem verileceğini görürse zaten siz onu tutamazsınız, canla başla çalışır. Ama şimdiye kadar olduğu gibi güçlülere dayanmak geçerli olursa, yalnızca bir avuç kimse siyaset yapar. Yönetenler de halktan uzaklaşır, hiyerarşi ve protokol kuralları arkasına sığınırlar.

Yorum Yap
İlgili Terimler :

YORUMLAR

%d blogcu bunu beğendi: