CORÇ (!)

31.07.2017

122 Kişi Okumuş

0 Yorum

CORÇ (!)

Başlığa bakarak tebessüm ettiğinizi tahmin edebiliyorum. ( söylediğim gibi yazar, yazdığım gibi de söylerim)… Nasıl yazılıp okunduğunu bir tarafa bırakarak, Corç’u tanıtayım biraz,aslında yüzeysel olarak hepiniz tanıyorsunuz ya, neyse.!
Corç’un doğum yeri ve yaşı bilinmiyor. Lakin öyle sanıyorum ki; J.J Ruso “İnsanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı” nı yazmadan çok daha önce doğmuştur Corç…
Kanımca, Kabil öldüğünde ruhu bir insan bedeni bulmuş ve o bedenle günümüze kadar yaşamayı başarmıştır. (Yaşını ve doğum yerini sizler düşünün gayri.)
Corç’un yakın arkadaşı, sevgilisi, karısı, çocuğu falan asla olmamıştır, bundan ötürüdür ki neye benzediğini, nasıl birisi olduğunu bilemiyoruz.
Corç için her şey paradır, zenginliktir, hükümranlıktır.
Sanat, sanatçı, şair, yazar, gazete, gazeteci, televizyon, televizyoncu, sinema falan sadece para ve güç araçlarıdır Çorç için, ama duygusuzdur.
Papazla kahvaltı, Hahamla öğle, İmamla akşam yemeği yer, kahveyi Buda’nın dizinde içer, ama dinsizdir.
Kutsal kitapları asla sevmez. Hurafelere ve hurafecilere de bayılır, ama imansızdır.
Bazen Maykıl’a, bazen Malik’e, bazen Şogun’a, bazen Hans’a, bazen Hasan’a, bazen Şamir’e borç verir ve asla istemez, nasılsa bir şekilde alır alacağını.
Ulus devletlerine tahammülü yoktur. Barış ve adaletten tiksinir. Her zaman ikilikten yanadır. Kimin, neyi, nasıl, ne kadar düşüneceğini O ve kamberleri belirler.
Bir ülkeyi parçalamak isterse örgütler kurdurur ve sonra onları çatıştırır.
Bir tarafa kazandırır, diğer tarafa kaybettirir.
Halk kimin haklı olduğunu tartışır heyecanla, öfkeyle…
Her zaman kazanan tarafa karşıymış gibi görünür.
Her zaman kaybeden tarafın yanındaymış gibi görünür.
Bu sayede bütün istediklerini de kazanan tarafa yaptırır…
Çünkü Corç namussuz bir senaristtir.
Corç’un ne ‘mayıs’ olduğunu anlatmaya kalktığınız an yandınız demektir. Bütün beslemelerini üzerinize salar ve size dünyayı dar eder.
Çorç yenilmez değildir elbet, defalarca yenilmiştir.
O’nu, kitap inmiş bütün peygamberler yenmişlerdir. Lakin peygamberler ölünce getirdikleri dinlerin mensupları tekrar Corç’un kölesi olmuşlardır.
O’nu, bütün büyük devrimciler yenmiştir. Lakin bu büyük devrimciler ölünce onların kurdukları devletlerin halkları tekrar Corç’un kölesi olmuşlardır.
Mesela, Mustafa Kemal Atatürk büyük bir devrimciydi ve yenmişti Corç’u.
Hatırlıyor musunuz?
Saygıyla kalın.

Yorum Yap
İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: