BARAJ

20.11.2017

74 Kişi Okumuş

0 Yorum

BARAJ

“Herhangi bir alanda başarılı sayılabilmek için geçilmesi gereken engel.” Diye tarif edilmiş Fransız kökenli “baraj” sözcüğü. Başka anlamları da var, ancak konumuzla ilgili tanımı bu. Son günlerde siyaset alanında da tartışılan bir sözcük oldu. Bu tartışmanın konusu 34 yıldır genel seçimlerde uygulanan %10 seçim barajıydı.  Bu baraj,1980 darbesinden sonra başa gelen askeri rejim tarafından oluşturulan Danışma Kurulu’nca 1983 tarihinde çıkarılan seçim yasasıyla hayata geçmiştir. Amacı, yönetimde istikrar için az partili, tercihan 2 partili bir sistem kurmaktı. O tarihten bu yana hiçbir iktidar tarafından değiştirilmek istenmedi. Hatta yüksek baraj nedeniyle baraja takılan partilerin oyları sayesinde iktidar olmayı bekleyen muhalefet partileri bile, bu yüksek seçim barajına yeterli güçte itiraz etmediler.

1995 yılında yapılan genel seçimlerden sonra yapılan hükümet kurma çalışmalarında önce %19,65 alan ANAP, %19,18 alan DYP ile ANAYOL hükümetini kurdu, bu koalisyonun bozulmasının ardından DYP-Refah Parti REFAHYOL hükümetini kurdu. Refah Partisi % 21,38 oranında oy almıştı. Yine 1999 genel seçimlerinde DSP: %22,19, MHP: % 17,98, ANAP: % 13,22 oranında oy alarak 3’lü koalisyon kurmuşlardı. Bu hükümetlerin kurulmasında dikkat çeken en önemli husus hükümeti kurmakla görevlendirilen partilerin en çok %22 oranında oy almalarıydı. Sonuçta,  %22 ile iktidar olunan bir seçim sisteminde %10 seçim barajı çok yüksek, değil midir?

Bazı Avrupa ülkelerinde baraj olmadığı gibi bazılarında da %2 ile %7 arasında oy barajı uygulanmaktadır.  Ülkemizde 2002’de yapılan genel seçimlerde meclise sadece iki parti girerek AKP %34,4, CHP %19,4 oy oranıyla milletvekilliklerini paylaşmıştı. Toplamda seçmenin %53,8 i mecliste temsil edildi. Geriye kalan %46,2 sinin oyları çöpe, daha doğrusu seçmenin oy vermediği iki büyük partiye gitti. Onların görüşleri mecliste temsil edilmedi. DYP %9,5 la dışarıda kaldı ve zamanla gücünü kaybetti. ANAP, Genç Parti de öyle. MHP de %8,5 la meclis dışındaydı. Bu durum ülkenin siyasi hayatında bir deprem etkisi yarattı. Merkez sağı temsil eden partiler silindi.

Nerde kaldı temsilde adalet? Nerede kaldı seçmenin iradesi?

Barajın kaldırılması veya düşürülmesi teklifinin, kimler tarafından, ne için getirildiğine bakmadan, demokrasi, temsilde adalet ve seçmenin iradesinin mecliste tam olarak yansıması için desteklenmesi gerekir. Konulan baraj sadece partilerin ve adayların seçilme hakkına yönelik değil, aynı zamanda seçmenlerin seçme hakkına karşı da yapılan bir haksızlık ve adaletsizliktir. Çünkü sandığa attığı oyun karşılığında, sandıktan tercih ettiği bir siyasi parti ve aday değil, seçmediği bir parti ve aday çıkmaktadır. 20/11/2017                    Orhankalyoncu.blogspot.com.tr

 

 

Yorum Yap
İlgili Terimler :

YORUMLAR

%d blogcu bunu beğendi: