Ahmet Ürer Yazdı: VİCDAN VE ADALET.

15.12.2017

778 Kişi Okumuş

0 Yorum

Ahmet Ürer Yazdı: VİCDAN VE ADALET.

Çocukluğumda aile büyüklerimden sıkça duyduğum bir söz vardı.

“Herkes kendini beğenir, beğenmeyen gider kendini Sarayburnu’ndan aşağı atar.”

Aslında Hayrabolu nere? Sarayburnu nere? Ama söz bir kere kültüre girmiş.

Tıpkı kibrin, büyüklük duygusunun insan denilen varlığın beynine girdiği gibi.

O artık her şeyi en iyi bilendir.

Bilgisinin sınırı yoktur.

Bilgisinden sual olunmaz.

Kararları sorgulanmaz. Çünkü onlar değişmez doğrulardır.

Nedense bu kadar bilmek ya para olduğunda, ya makam gücü ele geçirildiğinde oluyor.

Çünkü, her iki durumda etraf kalabalıklaşıyor.

Vefalılar, vefasızlar, iyiler, doğrular, yalancılar, ama en fazla beklentileri olanlar yandaşlar ve yalakalar ön saflarda yerlerini alıyorlar.

Safları sıklaştırıyorlar. Saflar sıklaştıkça çıkarcılar etrafı sarıyorlar.

Zamanla dışarda kalanların sesleri duyulmuyor.

Duyulan sadece övgüler oluyor.

“Siz dünyanın merkezisiniz.” “Siz en büyüksünüz.

” Kimse sizin elinize su dökemez.” “Herkes size hayran.”

“Bugüne kadar kimsenin yapamadığını yaptınız.”

“Taçlanan baş akıllanır.” Diye bir söz var.

Ama, bizim taçlananlar akıllanmıyor. İnsanları aptal ve ahmak yerine koymaya devam ediyor.

Kendi aklını üstün gördüğü için herkesi kandıracağını zannediyor.

Kandıramadıklarını da sindirmeye, korkutmaya çalışıyor.

Sevginin, merhametin yerini kin ve nefret alıyor.

Hakkın, adaletin yerini zulüm alıyor.

Kuranı Kerim Nisa suresi 58 ne diyor?

“Allah, size emanetleri ehil olanlara teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde, adaletle hükmetmenizi emreder.”

Ehil yöneticilere emanetin teslim edilmesi.

Emanet teslim edilenlerin adaletle görevlerini yapmaları.

Nedense bir müddet sonra,

Adalet, keser gibi hep yöneticilerin kendilerine doğru yontuyor.

Adalet sadece süslü laflarda kalıyor.

Büyük ve görkemli binaların dışından içeriye giremiyor.

Ve altına koltuğu alan kendini çok mu çok akıllı sanıyor.

Oy verenleri de kandırılmaya hazır oy depoları olarak görüyor.

Duygular sömürülüyor, algılar sonuna kadar kullanılıyor.

Bu kentlerde olayları seyredenler var.

Ne olup bittiğiyle, ilgilenmeyenler var.

Ama, bir de olayları sorgulayanlar var.

Sorgulayanlar toplumun vicdanları, toplumun yenilikçileri, toplumun gerçek savaşçılarıdır.

Ve toplumların ilerlemesini sağlayanladır.

Çünkü onlar için kişisel çıkarlar ikinci plandadır.

Birinci planda olan toplumun vicdanı olmaktır.

Vicdanı olmayan toplumlarda adalet kalmaz.

Hak, hukuk kalmaz.

İnsanlar arasında birlik, beraberlik, bütünlük, sevgi, merhamet olmaz.

 

Yorum Yap
İlgili Terimler :

YORUMLAR

%d blogcu bunu beğendi: