Ahmet Ürer yazdı.. ‘ÜLKEN için ADALETE,KENDİN için GÜCE!’

20.07.2017

422 Kişi Okumuş

0 Yorum

Ahmet Ürer yazdı.. ‘ÜLKEN için ADALETE,KENDİN için GÜCE!’
 Adalet mülkün temelidir. Devletin temelidir.
             İnsan hak ve özgürlüklerinin güvencesidir.
                    Adaletin olmadığı yerde devlet kurumları zarar görür. Ve sonunda kaçınılmaz olarak devlet dağılır.
                    15 Temmuz darbesi neden oldu?
             Devlet kurumları fetullahçı terör örgütlerinin eline geçti.
             Yargı görevlerini adil, tarafsız ve eşit olarak yerine getirmedi.
              Devletin kurumlarının siyasi iktidarın desteğiyle ele geçirilmesine göz yumuldu.
             Otuz yılı aşkın süre devlette görev yaptım.
              Memurların devlet memuru değil de parti memuru olması durumunda devlet saygınlığının,  birliğinin ve bütünlüğünün zarar göreceğini yaşadım ve gördüm.
              Liyakatin olmadığı bir yerde adam kayırmacılıkla, adama göre iş atamalarında, kurumlar ileriye değil, geriye giderler.
                     Adil, tarafsız ve eşit adalet için yapılan yürüyüşün ülkemiz bugünü ve geleceği açısından yararlı ve önemli bir eylem olduğuna inanıyorum.
             AKP iktidara geldiği günden bugüne karşısında hep savruk, yolunu netleştirmemiş muhalefet, örgütsüz işçiler, memurlar ve emekliler buldu.
             Medya kuruluşlarının da ele geçirilmesiyle dikensiz gül bahçesi muhalefetsiz bir yönetimle bugünlere geldi.
             Geldi de ülkede ekonomi satılan mal varlıklarına karşın borç içinde, dış politika rotası olmayan gemiye benziyor.
             Çevremizdeki ülkelerle bir gün dost, ertesi gün düşman oluyoruz.
             Çünkü bu yüzyılda yöneticilerimiz eski Osmanlı hayaliyle kavrulurken ülke ateşe savruluyor.
             Bunların tamamı muhalefetin bu güne dek dağınık olmasından kaynaklandı.
             Ülkenin kurtuluşu her kesimden ülkesini seven, çağdaş düşünen, laik, Demokrasiye inanan insanların bir araya gelmesiyle olacaktır.
              Ve ben yine Adalet, hak ve hukukta birleşeceğimize inanıyorum.
              Konfüçyüs’e sormuşlar,
              -Ey yüce bilge; bir iktidar her istediğin yapabilir mi?
                    – Dağdan inen su, önüne gelen her şeyi siler süpürür, karşısına daha güçlü bir bent çıkıncaya kadar. Su iktidar, bent muhalefettir.
            – Ey yüce bilge, bir iktidarın her şeyi silip süpürmesini hangi muhalefetin bendi önleyebilir?-
            -Sudan güçlü olduğuna inanan, taşla çeliğin muhalefeti.
            -Ya yeterince örgütlenmemiş, mesleği de olmayan işsiz garibanın muhalefeti.
            -Dağdan inen seller, toplumsal dengesiz bir yapılanmasının tozunu da samanını da önüne katar ve onların muhalefetine kolay kolay boyun eğmez.
            -Ey yüce Konfüçyüs, bir gariban kişi paçasını kurtarmak için neyi tutmalı, dağdan inen selleri mi, sürüklenip giden çöp yığınlarını mı?
           -Okkanın altına gitmek istemiyorsa ağzındaki dilini, semirmek istiyorsa politikacının belini, yükselmek istiyorsa karnındaki yelini, kahrolmak istiyorsa kadının güzelini, harcanmak istiyorsa bir angutun elini tutmalı.
              Angutun elini tutmak, siyasetçinin himmetine sığınmak yerine,
                     Herkese adil, bağımsız, eşit davranan evrensel hukuk kurallarına uygun ADALET İÇİN mücadele vermek,
                    İnsan olarak hepimizin kendimize ve neslimize karşı SORUMLULUK VE GÖREVİMİZDİR.
                    Siyasi partiler halkın peşine takılarak iktidar olamazlar.
            Halkı peşine takarak iktidar olurlar.
            DİREN MUHALEFET,
             HAKSIZLIKLARI,ADALETSİZLİKLERİ,YOLSUZLUKLARI,YASAKLARI,
                    TEMİZLE TÜRKİYE.
Yorum Yap
İlgili Terimler :

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: