Vücudunuz kendini yenileyebiliyor

18.07.2018

505 Kişi Okumuş

0 Yorum

Vücudunuz kendini yenileyebiliyor

Vücudun tüm katmanlarında yer alan ve 24 saat boyunca tüm metabolik faaliyetlerin gerçekleştiği bağ dokunun aşırı yüklenerek kirlenmesi çeşitli sorunlara yol açıyor. Bağdoku, nöralterapi ile yenilenebiliyor.

Regülasyon tedavilerinin vücudun kendi kendini yenileme kapasitesi kullanılarak vücutta var olan hastalıkların ya da hastalanma risklerinin teşhis ve tedavileri yapılarak dengelenmesi olduğunu belirten Medicana Ankara Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Aziz Denli, Nöralterapi ile yenilenme konusunda şu bilgileri verdi:

BİR MÜDDET SONRA YORULUYOR

“Günümüzde kronik hastalıklarının artmasının birçok nedeni vardır. En önemlisi de bağ dokusu dediğimiz bedenimizin tüm katmanlarında bulunan, 24 saat boyunca tüm metabolik faaliyetlerinin gerçekleştiği ve yaşam için olmazsa olmaz olan organımızın aşırı yüklenmesidir. Yani kirlenmesidir. Bu kirliliğe neden olan birçok faktör vardır. Örneğin dengesiz beslenme, hazır beslenme, bedensel aktivite eksikliği, çeşitli ilaçları hormonlu gıdalar ve tabi ki stres bunların başında gelir. Bedenimizin bu tür sıkıntıları kompanze etme yeteneği vardır. Birçok zorluğun üstesinden gelebilir, bağ dokusunu temizleyebilir. Ancak onunda bir sınırı vardır. Bir müddet sonra yorulur ve görevini yerine getiremez hale gelir. O zaman bağ dokumuzda çöpler birikmeye başlar. Kısacası vücudun regülasyon kapasitesi bozulmuş olur.

TAMAMLAYICI TIP YÖNTEMİ

Bedenimizin regülasyonunda rol alan birçok tedavi yöntemi vardır. Bunların çoğu da tamamlayıcı tıp yöntemleri içinde anılmaktadır. Regülasyon tıbbında günümüzde kullanılan en modern yöntemlerden biri Nöralterapidir. Bilim adamları, bir hastalığın oluşmasında mutlaka iki şeyin olması gerektiğine inanırlar. Birincisi hücreye ya da dokuya az kan, az besin, as oksijen gelmesi yani tıp dilinde perfüzyonun bozulması, ikincisi ise birikmiş olan metabolik artıkları, çöpleri temizleyen lenf drenaj sistemiminin bozulmasıdır. Bu durum uzun sürerse hastalıkların oluşması kaçınılmazdır.

DAMARLARI AĞ GİBİ SARIYOR

Nöralterapinin önemi tam da bu noktada ortaya çıkmakta. Çünkü bedenimizin tüm damarların çevresini bir ağ gibi saran sempatik sinir sistemimiz sayesinde kan akışımız yani dolaşım sistemi kontrol edilmektedir. Yaklaşık 500 bin kilometrelik bu network ağı sayesinde sistem çalışmaktadır. Bir diğer önemli durumda lenf drenajınızı sağlayan yapıda bu sinir sistemi ile çalışmaktadır. Nöralterapi de sempatik sinir sistemi aracılığı ile etkisini göstermekte.”

BİRÇOK AVRUPA ÜLKESİNDE KULLANILIYOR

Cilt üzerinde yapılan bir iğne ile, sempatik hiperaktivitenin sonladığını belirten Uzman Dr. Denil, “Hem dokuya yeterince kan akımı sağlanır hem de birikmiş çöplerin drenajı hızlanır. Nöralterapi 7’den 70’e her yaşa uygulanabilir. Yeter ki bu konuda eğitim alınmış olsun. 100 yılı aşkın süredir başta Almanya olma üzere birçok Avrupa ülkesinde güvenle kullanılmaktadır. Nöralterapinin çok geniş bir kullanım alanı vardır. Migren başta olmak üzere tüm baş ağrılarında, boyun, sırt, bel, ayak ağrılarında, romatizmal ve alerjik hastalıklarda, troid, adet düzensizliği, infertilite gibi hormanal bozukluklarda, depresyon, menopoz, osteoporoz ve çeşitli bağırsak hastalıklarında ve elbette anti-aging yani gençleşme, yaşlanmanın yavaşlatılması gibi durumlarda çok geniş bir yelpazede kullanılmaktadır.

                <br><br>Kaynak: <a href="http://www.hurriyet.com.tr/yerel-haberler/ankara/vucudunuz-kendini-yenileyebiliyor-40899884" target="_blank">Hürriyet</a>
Yorum Yap
İlgili Terimler : , ,

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

%d blogcu bunu beğendi: