“SIRADAN İNSANLARIN SIRADIŞI HİKAYELERİ YER BULMUYOR”

15.12.2017

143 Kişi Okumuş

0 Yorum

“SIRADAN İNSANLARIN SIRADIŞI HİKAYELERİ YER BULMUYOR”

Gazeteci-Yazar İsmail Saymaz, Edirne Belediyesi’nin bünyesinde kurulan Edirne Akademi’de ‘Medya’ dersi verdi. Gazetecilikten ve günümüz gazeteciliğinden bahseden Saymaz, sosyal medyanın gazeteciliği yeni baştan yenileyeceğini söyledi. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ise, “Edirne Akademi’ye herkes, gelip fikirlerini, düşüncelerini özgürce söyleyebilecek. Çünkü biz bu ülkenin 80 milyonuyla özgürlükleri, demokrasiyi getirme derdindeyiz. Mücadelemiz bu. Hiç kimsenin ne sesi kısılacak, ne sözü susturulacak. Burası Edirne Akademi ve özgür bir akademi olarak yoluna devam edecek” dedi.

Bir süre önce Edirne Belediyesi’nin bünyesinde kurulan Edirne Akademi eğitim faaliyetlerine ‘Medya’ dersi ile devam etti. Eski Vali Konağı’nda bulunan Edirne Akademi’de gerçekleştirilen eğitimde Gazeteci-Yazar İsmail Saymaz ve İletişim Sosyoloğu Doç. Dr. Serdar Taşçı akademiye kayıt yaptıran katılımcılara ‘Medya’ konusunda bilgiler verdi. Eğitime, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan da katıldı.

‘Medya’ dersinde ilk olarak İletişim Sosyoloğu Doç. Dr. Serdar Taşçı söz alarak Edirne Akademi hakkında ve ‘Medya’ konusunda teorik bilgiler verdi. Taşçı, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın, Edirne Akademi ile adeta Edirne’ye ikinci bir üniversite kazandırdığını söyledi.

İletişim Fakültesi’nde okuduğunu ancak birinci sınıftan itibaren çalışmak zorunda da kaldığını ifade eden Gazeteci-Yazar İsmail Saymaz, “Gazeteciliği hep dışarıda öğrendim. Yani çalışırken öğrendim. Yüksek Lisansı, tez hariç yaptım. Akademik anlamda, iletişim teorisi anlamında da fena sayılmam. Ama gazeteciliği ben çalışırken öğrendim. Akademisyenlerle de çok iyi anlaştığım söylenemez. Gazeteci temelde; yaşadığı zaman diliminde, halkın geniş çıkarlarını ilgilendiren bir toplumsal gelişmeyi, en kısa sürede halkın kendisine duyurma görevini yerine getirir. Gazetecinin görevi budur. İlgilendiği konu, metinleştireceği konu halkın en geniş çıkarlarını ilgilendiren konudur. Gazeteciğin hareket noktası, temelde haber dediğimiz şey budur” ifadelerine yer verdi.

Saymaz, “Geleneksel gazetecilikte alışkın olduğumuz hadise şudur; bizde aslında sıra dışı kişilerin, sıradan hayatlarını haberleştirme türü bir eğilim vardır” diyerek gazete manşetlerinden örnekler verdi.

“SIRADAN İNSANLARIN SIRADIŞI HİKAYELERİ YER BULMUYOR”

Saymaz, “Örneğin, bir çatıyı tamir eden 5 tane inşaat işçisinin aslında ikişer bindirilmeleri gereken sepete, 6 kişi birden bindirilmesiyle 10 metreden yere çakılması sonucunda 5’inin ölmesi 1’inin ağır yararlanması haberi bu ülkede, o sayfada yer bile bulamıyor. Bunun aslında ekonomi sayfasının temel gündemi olması gerekmiyor muydu? Bunlar, sıradan insanlar oldukları için aslında bu olağanüstü hikayeler yer bulamıyor. Sıradan insanların olağanüstü hikayelerine yer vererek, gazeteciliği yeni baştan inşa etmek gerekiyor” diye konuştu.

Taşeron işçilerin yıllardır, kadro mücadelesi verdiğini bunun için çeşitli eylemler yaptığını ifade eden Saymaz, “Yıllardır bunun mücadelesi yapıldığı halde, 1,5 milyon insan; Türkiye’de SGK’ya kayıtlı her 10 işçiden biri, Türkiye’deki sendikalı işçilerden yarım milyon fazlası, aileleriyle birlikte 20 milyon insan, taşeronlaşma belası ile yıllardır, mücadele edip kadro hakkı istedikleri halde, bu ülkede sadece 1 hafta öncesine kadar gazetelerde birinci sayfalara giremiyorlar. Şimdi girmelerinin tek bir sebebi var; Sayın Cumhurbaşkanı’nın taşeron işçilere kadro vermesini açıklaması” dedi.

“ASIL GAZETECİLİK, SIRADAN İNSANLARIN SIRA DIŞI HAYATLARI”

Gazetecilerin düşünce ve ifade özgürlüğünün temsilcileri olduğunu anlatan Saymaz, “Asıl gazetecilik, sıradan insanların sıra dışı hayatlarıdır. Gazeteci düşünce ve ifade özgürlüğünün temsilcisidir. Gazeteci herhangi bir partiye, herhangi bir derneğe mensup olmamalıdır. Bu, gazeteciyi sakatlar, daha baştan problemli hale getirir. Gazeteci hem mesleğini icra edip hem de siyaset yapamaz. Bu doğru değildir. Gazeteci düşünce özgürlüğü, demokrasi adına mücadele eder. Demokrasinin olmadığı, düşünce ve ifade hürriyetinin olmadığı bir toplumda gazetecinin iradesi ortadan kalkar, gazeteci mesleğini icra edemez. Demokrasi ve özgürlük onun işinin güvencesidir. Gazeteci yurttaşların daha demokratik ve özgür bir toplumda yaşaması için mücadele yürütür” ifadelerine yer verdi.

Yorum Yap
İlgili Terimler :

YORUMLAR

%d blogcu bunu beğendi: